1. Haberler
  2. Gündem
  3. Gürer: Çiftçi ürettiği ürünü satınca evine değil, bankaya koşuyor

Gürer: Çiftçi ürettiği ürünü satınca evine değil, bankaya koşuyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada tarımda üretici sayısının azaldığını, kırsalda yaş ortalamasının yükseldiğini ve çiftçinin borç yükü altında üretim yapmakta zorlandığını söyledi. Gürer, "Çiftçi mutlu biçimde ürettiği ürünü satınca evine koşarak gitmiyor, bankaya koşarak gidiyor. Çünkü bankadaki borçlar çiftçinin ödeme yapmadığında kapısına icra olarak geliyor" dedi.

Gürer: Çiftçi ürettiği ürünü satınca evine değil, bankaya koşuyor
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(ANKARA) – CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada tarımda üretici sayısının azaldığını, kırsalda yaş ortalamasının yükseldiğini ve çiftçinin borç yükü altında üretim yapmakta zorlandığını söyledi. Gürer, “Çiftçi mutlu biçimde ürettiği ürünü satınca evine koşarak gitmiyor, bankaya koşarak gidiyor. Çünkü bankadaki borçlar çiftçinin ödeme yapmadığında kapısına icra olarak geliyor” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla çiftçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Gürer, TBMM’de düzenlediği basın açıklamasında şunları söyledi: 

“Bugün 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü. Bu vesileyle tüm çiftçilerimize bol kazançlı, sorunlardan arınmış, çiftçi refahının sağlandığı koşullarda üretim yapacakları güzel günler diliyorum. Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi gerçek üreticisi olan köylüdür. Milli ekonominin temeli ziraattir. Ülkemizde çiftçi sayısı nüfusa orantılarsak azalıyor. Çiftçi kayıt sistemine göre 2 milyon 300 bin çiftçimiz bulunuyor. Bu veriler ışığında çiftçi sayısında önemli bir düşme var. Kırsalda nüfus azalmasının yanında yaş ortalaması 58’e gelmiş durumda. Kırsalda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. Yalnızca üretim için yaşayan çiftçiler var. Buraların sorunları yeterli derecede irdelenmeyip destekle sağlanmadığı için kırsal göçü de devam ediyor. Ülkemizde tarım alanlarında da erime var ama tarım arazilerinde 22 yılda Ankara büyüklüğünde bir arazi artık yok. 2,5 milyon hektar tarım arazisi ortadan kalkmasaydı burada 8 milyon tona yakın buğday üretilir, Türkiye buğdayda yurt dışından ithalat yapmak zorunda kalmazdı. Her saatte 18 futbol sahası tarım arazisini ne yazık ki yitiriyoruz. Destekler yetersiz. Tarsim çiftçiler için tercih edilen bir boyutta değil. Çünkü Tarsim çiftçinin ortağı gibi davranıyor. Ürettiği ürünün yüzde 20’sine yakınını neredeyse farklı uygulamalarla geri alıyor.

Taban fiyat uygulaması ortadan kalktığı için alım fiyatı uygulanıyor. Alım fiyatı uygulamasında açıklanan rakamın altında tüccar fiyat veriyor, piyasayı baskılıyor. Üretilen ürün tarlada değer bulmuyor, girdi maliyetleri artıyor, çiftçilik yapmak bu bağlamda sorunlu hale geliyor. Mazotta, gübrede, ilaçta, tohumda, elektrikte, sulama suyunda, ahır giderlerinde, traktör bakımında, biçerdöverinde, kirada, işçilikte oluşan artışların girdi maliyetlerine yansıması çiftçiyi üretim yapmakta zor kılıyor. Geçen yıla göre fiyatlardaki önemli artışların üretim maliyetlerine yansıması doğal olarak raftaki ürünün de fiyatının artmasını getiriyor. Ama çiftçi bu artışın oranında kazanmıyor; aracılar, tüccarlar, ithalatçılar bu süreçte parayı kazanıyor. Yani esas üretenin sorunları çözüm bulmadığı gibi yeterli destek de verilmiyor. Alım garantili üretim olmadığı için de çiftçiler ürettiği ürünün tüccar tarafından seçilerek alınması dışında önemli ölçüde ürünün tarlada kalmasına da neden oluyor.

Arz açığı olan ürünler için özel çalışma yapılmalı. Türkiye’de 21 üründe arz açığı var. Buğdayda, arpada, pamukta, bitkisel ham yağda, soyada, cevizde, bademde, çayda, ayçiçeğinde, pamukta yurt dışından ithal ürüne muhtaç durumdayız. Mercimekte 2025 yılındaki üretim 2002 yılının yarısı kadar gerçekleşti. Nohut ve fasulyede dahi arz açığı oluştu. Bunların doğru planlanması çiftçi refahının sağlanmasıyla ortadan kalkacak sorunlar olarak görülüyor. Türkiye’de sulama suyundaki sorun devam ediyor, toplulaştırmadaki sorunlar devam ediyor. Çiftçi mutlu biçimde ürettiği ürünü satınca evine koşarak gitmiyor, bankaya koşarak gidiyor. Çünkü bankadaki borçlar çiftçinin ödeme yapmadığında kapısına icra olarak geliyor. 2025 yılında yoğunlaşan ve bu yıl da devam eden biçimiyle çiftçilerin tarım arazilerine, traktörlerine, hayvanlarına, ekipmanlarına icra geliyor ve icra yoluyla evi dahi alınan çiftçi, “Ben bu borcu nasıl ödeyeceğim?” sorusunu bize soruyor.

Çiftçi bu anlamda mutlu değil. Gençlerin ve kadınların kırsala dönmesi için oluşturulan projeler ise gerçekçi sonuç vermiyor. Gençlerin ve kadınların kırsala dönüşlerinde mutlak surette Sosyal Güvenlik Kurumu primleri kamu tarafından yani devlet tarafından karşılanmalı. Ayrıca uygulanan teşviklerle sürdürülebilirliği sağlanmalı. 2-3 yılda bir proje geliştiriliyor. Sonra o proje bittikten sonra o işin devam edip etmediğinin peşine düşen olmuyor. Kamuoyuna beklentiler doğrultusunda açıklamalar yapılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı çiftçi gününde yaptığı açıklamada çiftçi mutlu olduğu yönünde ve tarıma verilen desteklerle ilgili açıklamalar da bulundu. Açıkçası Tarım Kanunu 2006 yılında çıktı. Tarım kanununa göre 2026 yılında verilmesi gereken 722 milyar lira desteğin 168 milyar lirası çiftçiye verildi. Öyle olunca çiftçiye çıkarılan kanunla verilmesi gereken destek dahi verilmiyor. Farklı ani iklim değişiklikleriyle ortaya çıkan sorunlarda ÇKS’si olan çiftçiyle Tarsim’i bulunana sağlanan destek diğer çiftçilere sağlanmıyor. Yalnızca ani, dolu, don, sel, rüzgar gibi olaylarda ortaya çıkan sorunlarda ÇKS’si olmayan çiftçi sıkıntıya düşmüyor değil ki. Onlar da sıkıntıya düşüyor ama onlara o destek sağlanmıyor. Miras yoluyla arazilerin parçalanması ve bunlarla ilgili toplulaştırma çalışmalarında istenen başarı elde edilemedi.”

.

Gürer: Çiftçi ürettiği ürünü satınca evine değil, bankaya koşuyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.